fbpx

Yükselişte Olan Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon Bölümleri

Hasta sedye üzerinde yan dönmüş, fizyoterapist ise iki eliyle hastanın bel bölgesinde çalışma yapmaktadır.

Yükselişte Olan Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon Bölümleri

 

Fizyoterapi ve rehabilitasyon üniversite bölümleri, sağlık alanındaki büyüme ve ihtiyaçların artışıyla birlikte önemli bir yükseliş yaşamaktadır. Bu bölümler, bireylerin sağlığını ve yaşam kalitesini iyileştirmeye odaklanırken aynı zamanda sağlık sektörüne nitelikli profesyoneller kazandırmaktadır. Fiziksel terapi ve rehabilitasyonun geniş kapsamı, bu bölümleri seçen öğrencilere çeşitli fırsatlar sunarken toplum sağlığını da olumlu yönde etkilemektedir. Bu yazıda, yükselişte olan fizyoterapi ve rehabilitasyon üniversite bölümlerini daha yakından keşfedeceğiz.

 

Fizyoterapi ve rehabilitasyon nedir? 

  • Kaza, travma, doğuştan gelen rahatsızlıklar ya da farklı sebeplerle meydana gelen kas-iskelet, sinir veya kalp-damar gibi sistemlerdeki fonksiyonel bozuklukları, kişinin kaybettiği hareket ve fonksiyon kabiliyetini iyileştirmeye yardımcı olan tedavi yöntemidir. Hastalıkların tedavisinde fiziksel teknik ve yöntemler kullanılır. 
  • Fizyoterapi ve rehabilitasyonun bazı alanları; ortopedik rehabilitasyon, kanser rehabilitasyonu, hippoterapi, manuel terapi, pediatrik rehabilitasyon, teknolojik rehabilitasyon, ortez-protez rehabilitasyonu, pelvik taban, kognitif rehabilitasyon, nörolojik rehabilitasyon, lenfödem rehabilitasyonu, sanal rehabilitasyon, robotik rehabilitasyon, kardiyopulmoner rehabilitasyon ve fasya rehabilitasyonudur.

 

Fizyoterapist kimdir?  

  • Üniversitelerin fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümlerinden 4 yıllık lisans eğitimi sonrasında mezun olan sağlık çalışanlarına fizyoterapist denir. 
  • Sağlıklı bireylerin sağlığının korunması ve iyileştirilmesinde, hasta bireyler içinse yaralanma, doğuştan gelen engel, farklı durumlardan kaynaklanan ağrı ve fonksiyon bozukluklarını ölçme değerlendirme yöntemleri ile belirleyerek, doktorun tanısına göre fizyoterapi ve rehabilitasyon programını planlayıp egzersiz ve tedavi uygulayan terapistlerdir. 

 

Yükselişte olan bazı fizyoterapi alanları nelerdir?  

  • Lenfödem Rehabilitasyonu: Lenf ödem (LÖ), proteinden zengin sıvının hücre dışı boşluklarda birikmesi sonucunda yumuşak dokuların şişmesidir. Bu durum azalmış lenfatik transport kapasitesinden kaynaklanabileceği gibi, lenfatik sistemin yükünün artmış olması da aynı klinik tabloyla sonuçlanabilmektedir (1). Lenfatik sistemin kapasitesindeki herhangi bir azalma sonucu bu sıvı interstisyel aralıktan süzülür ve venöz dolaşıma geri döner. Bunun sonucunda da lenf sıvısı etkilenen vücut bölgesindeki deri ve subkutanöz dokularda birikir (2). LÖ kronik, ilerleyici bir durum olup, şişen alanların hem ebat hem de ağırlık olarak artış göstermesi nedeniyle eklem hareketlerini ve mobiliteyi bozmakta, sıklıkla postüral bozukluklara ve ağrıya neden olarak bireyin günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmesini zorlaştırmaktadır. Öyle ki sadece hafif düzeyde bir LÖ dahi vücut imajını bozarak fiziksel ve psikososyal fonksiyonda ve yaşam kalitesinde ciddi bozukluklara neden olabilmektedir (3). Manuel lenf drenajı lenfödem rehabilitasyonunda sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Lenf sistemi manipüle edilerek, hücre dışı boşluklarda bloke olmuş lenf sıvısının serbest akımının tekrar sağlanması tekniğine manuel lenf drenajı (MLD) denir. Manuel lenf drenajı yönteminin amacı ödem gelişen bölgeden lenf sıvısının ödem olan bölgeden alınıp vücudun drene olan diğer bölgelerine iletimini ve transportunu kolaylaştırmaktır. MLD genelde kompleks boşaltıcı fizyoterapinin bir modalitesidir. MLD’nin klinikteki en yaygın kullanımı kanser cerrahisi sonrasında gelişmekte olan lenfödemin önlenmesi ve tedavi edilmesine yöneliktir.

 

  • Fasya Rehabilitasyonu 

Lokomotor sistem anatomisi incelendiğinde insan vücudunda hareketi sağlayan yapılar kas ve tendonlar, ligaman ve bağlar, eklemler ve kemiklerdir. Kaslar, eklemler ve kemikler onları çevreleyen bağ dokusundan meydana gelmiş fasya adı verilen zarsı yapılarla çevrilidir (4). Fasya vücudun hemen her organının çevresinde, içerisinde ve organ boyunca mevcuttur. Bu bağ doku sürekliliği hayati öneme sahip vücut fonksiyonlarından ayrı düşünülemez. İnsan vücudunda her biri kompleks miyojenik gelişime sahip 600’ün üzerinde kas dokusu bulunmaktadır. Travma, inflamatuar ve enfeksiyöz hastalıklar, cerrahi ve sonrasında yaşanan şok, adezyon, skar doku, postür bozuklukları, aşırı esneme ve yüklenme gibi durumlar fasyal sistem için stres yaratır. Fasyanın eğitiminde; fasyal manipülasyon, konnektif doku masajı, alet destekli yumuşak doku mobilizasyonu, aktif gevşetme terapisi kullanılır. Miyofasyal gevşetme, kısıtlı fasya dokusunun aşırı gerginliğini azaltarak normal uzunluğunu ve sağlığını geri kazandırmayı amaçlayan yumuşak doku tekniğidir. Aşırı gerginliğin azalması, sinir ve kan damarları gibi ağrıya duyarlı yapıların üzerindeki baskıyı azaltarak eklemlerin hizalanması ve hareketliliğini sağlar (5).

 

  • Pelvik Taban Rehabilitasyonu  

Pelvis, erkek ve kadınlarda üreme ve üriner sistem organlarının bulunduğu vücut boşluğudur. Pelvik taban kasları, erkeklerde mesane ve barsakları desteklemektedir. Bu destek görevlerinin yanında mesane ve barsak fonksiyonları olan idrar yapma ve defekasyon kontrolünde de görevlidirler. Pelvik kaviteye destek sağlayan yapıların tümüne ‘pelvik taban’ adı verilmektedir.  Pelvik taban kaslarının fonksiyonel olması ve güçlendirilmesi önemlidir. Pelvik organlar, kendilerini pelvik duvarlara asan bağ dokusu yapıları ile levator ani kaslarının üzerinde durmaktadırlar. Ayrıca kardinal ve uterosakral ligamanlar gibi yapılar endopelvik fasyanın bir komponenti olup, pelvik taban konfigürasyonunda önemli rol oynamaktadırlar 6). Pelvik taban kaslarının ön, orta veya arka kompartmanlarının herhangi birinde meydana gelen bir patoloji; alt üriner sistem uzantıları, çıkış uzantıları, prolapsus, seksüel fonksiyon ve ağrı ile kısımları olan pelvik taban disfonksiyonuna (PTD) neden olmaktadır. PTD tedavi seçenekleri arasında cerrahi, medikal ve fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımları yer almaktadır. Fizyoterapi ve rehabilitasyonun amacı; olumsuzlukların giderilmesi, ilerleme ve cerrahiyi önlemek ya da geciktirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır (7).

 

  • Kayroprakti : 

Kayropraktik, sinir sistemini düzenlemek amacıyla omurga, kemik ve kaslara müdahale etme yöntemidir, genel hedef omurgada var olduğu düşünülen oynamaları düzeltmektir. Terapist eklemin bozulmuş veya fizyolojik sınırını anlık olarak geçer ve eklemi manipülasyon ile sağlıklı haline getirmeye çalışır. Kayropraktikte kullanılan manipülasyon tekniği, problemli spinal segment üzerindeki “spesifik temas noktasına”, “kısa kaldıraç kolu” kullanılarak uygulanan “yüksek hızlı-düşük amplitüdlü” (HVLA) itme manevrasıdır. Düzeltici uygulamalar, manuel veya mekanik olarak, aktif veya pasif olarak da uygulanabilir (8).

  • Kognitif Rehabilitasyon:   (H3)

Dünya sağlık örgütünün belirlediği tanımına göre sağlık; sadece sakatlık ve hastalığın olmaması değil, fiziksel, mental ve sosyal iyilik halidir. Nörolojik hasar sonrası beyin yapılarında meydana gelen bozukluklar kişilerin düşünme, hissetme ve/veya hareket etme tarzlarında zorlukları arttırarak yetenek ve becerilerini koruyamamalarına ya da bu becerilerin kaybına neden olabilir. Kognitif bozukluk sonrası bireylerde motor performansın azalması, kişinin rollerini yerine getirememesi, sosyal ve kişisel ilişkilerini devam ettirememesi nedeniyle bireylerin hayatının bir kısmının ya da tamamının etkilendiği görülür (9).

 

  • Sanal Rehabilitasyon  

Sanal Gerçeklik Tedavisi (SGT / Virtüel Rehabilitasyon-VR), bilgisayar ortamında oluşturulan üç boyutlu resimlerin ve animasyonların teknolojik araçlarla insanların zihinlerinde gerçek bir ortamda bulunma hissini veren ve ayrıca ortamda bulunan bu objelerle etkileşimde bulunmalarını sağlayan bir uygulamadır (10). Sanal gerçeklik teknolojisinin rehabilitasyonda kullanımı, motor öğrenme mekanizmalarını içeren hesaplamalı sinirbilim araştırmalarından yola çıkılarak ortaya çıkarılmıştır. Sanal gerçeklik, hareketler için gerçek zamanlı görsel geri bildirim sağlar, böylece keyifli rehabilitasyon görevlerine katılımı artırmaktadır. Sanal gerçekliğin rehabilitasyon alanında kullanımı özellikle bilişsel ve motor beceriler üzerine gerçekleştirilmektedir (11). Sağlık hizmetlerinde kullanılan sanal gerçeklik; interaktif, eğlenceli ve üç boyutlu görsel geri bildirimi olan tedavi ve eğitim aracı olarak tanımlanmıştır. Sağlık hizmetlerinde sanal gerçeklik ile çalışmanın, hastaların moralini ve motivasyonunu artıracağı, bununla birlikte tedavi sürecinin kısalabileceği belirtilmiştir. Sanal gerçeklik çalışmalarının sağlık alanında kullanılmasına yönelik farklı amaçları ve hedefleri olmuştur. Geliştirilen uygulamalar ve çalışmalar incelendiğinde sağlık personelinin eğitimi, cerrahi simülasyonlar, tedavi yöntemlerine yardımcı araçlar, fizik tedavi simülasyonları gibi farklı amaçlar için sanal gerçeklik kullanılmıştır (12).

 

  TEŞEKKÜRLER,

Araştırmalarımın yayınlanmasında öncü olan Etkin Kampüs ailesine; 

Araştırmamın hazırlanmasında desteklerini esirgemeyen Öğr. Fzt. Pooya VALİPOUR, Öğr. Fzt. Muhammed GÜNDOĞAN, Öğr. Fzt. Ahmet Melih IŞIKLI ve sayın hocam Fzt. Doğukan GÜNGÖR’e teşekkür ederim.


YAZAR:
Sena Bostanoğlu
Kırıkkale Üniversitesi FTR 4.sınıf


 

Kaynaklar

  1. VERGİLİ, Ö. (2015). Lenf ödem ve kompleks boşaltıcı fizyoterapi. Turkish Journal of Clinics and Laboratory , 6 (3), 102-107. Retrieved from [https://dergipark.org.tr/tr/pub/tjcl/issue/21380/229202] 
  2. BAKAR Y, BERDİCİ B, ŞAHİN N, PALA Ö (2014). Meme kanseri sonrası lenfödem ve tedavisi. Meme Sağlığı Dergisi, 10(1), 6- 14.

 

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum Yap