
Mevsimlerin İnsanlar ve Ruh Halleri Üzerindeki Etkisi
Bazı sabahlar pencereden süzülen ışık başka bir tonda olur. Havanın kokusu, gökyüzünün rengi, yürürken bastığın toprağın sesi… Mevsimler sadece doğayı değil, iç dünyamızı da dönüştürür. Dışarıdaki dönüşüm, içeride bir yerlerde yankı bulur. Bilimin de onayladığı bu içsel değişimler, aslında yaşamın ritmiyle ne kadar uyumlu olduğumuzu gösteriyor.
- İlkbahar: Başlangıçların Hafifliği
İlkbaharda insan kalbi hafifler. Doğa uyanırken biz de içten içe canlanırız. Gün ışığının artmasıyla birlikte beynimizde serotonin ve dopamin düzeyleri yükselir. Bu da ruh halimizi daha pozitif bir noktaya taşır.
Benim için ilkbahar, bir tür içsel silkelenmedir. Kalın duyguları çıkarır, yerine daha ince hisleri giyerim. Uçuşan polenler kadar savrulsam da umutluyumdur. Her şey yeniden başlayabilir gibi…
- Yaz: Dışa Dönük ve Yüksek Enerji
Güneşin tam tepeye çıktığı, tenimize dokunan sıcaklıkla birlikte ruh da bir nebze daha dışa döner. Tatil planları, açık havada geçirilen uzun saatler, geceyle barışan insan halleri…
Bilimsel olarak yaz aylarında melatonin seviyeleri azalırken serotonin üretimi zirveye ulaşır. Bu da bizi daha enerjik, daha sosyal, hatta biraz da risk almaya daha istekli hale getirir.
Yaz benim için biraz fazla kalabalık ama aynı zamanda özgür hissettirir. Sanki içimdeki çocuk daha rahat nefes alıyor.
- Sonbahar: Dinginlik ve İçsel Dönüş
Yapraklar sarardıkça, içimde de sessiz bir yavaşlama başlar. Gökyüzü daha pastel, düşünceler daha derin olur.
Günler kısalırken melatonin artar, bu da daha fazla uyuma isteği ve zaman zaman melankoliye kapı aralayabilir. “Sonbahar depresyonu” diye bir şey var, evet, ama bu sadece karamsarlık değil; bazen sadece daha fazla durup düşünmek demek.
Bu mevsimde kendi içime dönerim. Defterler çıkar, eski fotoğraflara bakılır, uzun yürüyüşlerde düşünceler ağırlaşır ama bir yandan da arınır.
- Kış: İçe Kapanış ve Yenilenme
Kış soğuktur ama kötü değildir. Sessizlik verir, geri çekilme alanı sunar. Doğa nasıl dinleniyorsa, biz de biraz dinlenmeye zorlanırız.
Güneş ışığının azlığı D vitamini üretimini azaltır, bu da ruh halinde düşüşe neden olabilir. Ancak kış aynı zamanda içsel bir yeniden yapılanmanın habercisidir. Dış dünyadan kopup, içsel dünyaya daha çok bağlanırız.
Benim için kış, kitapların en çok okunduğu, derin sohbetlerin yapıldığı, bazen hüzünlü ama çokça dürüst bir mevsimdir. Soğuk, maskeleri düşürür.
Mevsimler dönüyor, biz de onlarla birlikte dönüşüyoruz. Her biri farklı bir halimizi çağırıyor. İçimizdeki ilkbaharla umutlanıyor, yazla coşuyor, sonbaharla düşünüyor, kışla dinleniyoruz. Dışarısı ne olursa olsun, içerde bir şeyler hep kıpır kıpır.
- Farklı bir bakış açısı ile mevsimlerin ruh halimiz üzerindeki etkisi:
Mevsimlerin ruh halimiz üzerindeki etkisi, aslında ilk kez okul çağlarında fark ettiğimiz bir durum. Eylül ayının gelişiyle sonbahar neredeyse eş zamanlı olarak hayatımıza girer ve bizler bu dönemi, okul temposunun ağırlığıyla birlikte kodlarız. Sonbaharın gelişi, birçok kişi için yorucu ve uzun bir dönemin habercisi olur.
Okula gitmeyen, çalışan bireyler içinse bambaşka durumlar ortaya çıkar. Havanın soğumaya başlamasıyla birlikte, çalıştığı iş yerinin yeterince ısınıp ısınmayacağı kaygısı başlar. Bu da o kişinin, sonbahar ve kış boyunca daha gergin ve endişeli hissetmesine yol açabilir.
Bazı insanlar ise bu kaygıların hiçbirine kapılmadan sonbaharın tadını çıkarır. Tatlı bir telaşla kışlık giysilerini çıkarır, soğuk kahveden sıcak kahveye geçiş yapar, dökülen yaprakları izler. Doğanın bu yavaş değişimine tanıklık ederken, kendi hayatı üzerine düşünmeye başlar; belki de önemli kararlar alır, bir tür içsel yenilenmeye hazırlanır.
Kış mevsimi, kimileri için sosyal hayatın yavaşlaması anlamına gelirken; kimileri için soğuk havaya rağmen sevdikleriyle buluşmanın verdiği huzurdur. İçin titrerken, ruhunu ısıtan dost sohbetlerinin değeri bir başkadır. Ancak bazıları için kış, zorlukların derinleştiği bir dönemdir. Düşük gelirli bir işte çalışan bir baba için “ev nasıl ısınacak, çocuklara mont ya da bot nasıl alınacak?” sorusu, kışla birlikte gelen ağır bir sorumluluktur. Bir çocuk içinse bu mevsim, su alan ayakkabısına poşet geçirip ailesine ihtiyacı olmadığını söylemeye çalıştığı bir sabır sınavıdır.
İlkbahar; içimizi ısıtan, sokaklarda daha neşeli adımlarla yürüdüğümüz, apar topar yazlık kıyafetleri çıkardığımız bir dönemdir. Okulun bitmeye yaklaştığı, piknik planlarının yapıldığı, ders çalışmanın zor geldiği zamanlardır. Kimileri için fatura yükünün azalacağı bir dönemken, kimileri için polen alerjisinin başladığı zorlu bir süreçtir. Birinin hayatını kısıtlayan alerji, bir başkasının içinde çiçekler açmasına neden olur. Kimine iyi gelir, kimine ise yorgunluk ve rahatsızlık getirir ilkbahar.
Yaz mevsimi, öğrenciler için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır. Artık ders çalışmak zorunda kalmadıkları, sokakta arkadaşlarıyla top oynayıp dondurma yiyebilecekleri özgür bir zamandır. Uzun günler, geç yatmalar, mahallede oynanan oyunlar… Hepsi yazın sunduğu küçük ama kıymetli mutluluklardandır.
Ancak yaz herkese aynı gelmez. Bazısı için okul, hem sosyalleşme hem de güvende hissetme alanıyken; tatil olduğunda evde yalnız kalan bir çocuk için yaz, sessizliğin ve boşluğun daha çok hissedildiği bir mevsime dönüşebilir. Televizyon karşısında geçirilen saatler, balkondan dışarıyı izleyerek geçen öğleden sonralar, bazen de “keşke okul hiç bitmese” dedirten duygular…
Yaz, aynı zamanda insanların biraz daha kendilerine döndüğü, geçmiş bir yılı sorguladığı, “hayatım nasıl gidiyor?” sorusunu sorduğu bir mevsimdir. Tatile gidebilenler için deniz kokusu, güneş yanığı ve anılar birikirken; tatile gidemeyenler için ise şehirde sıcağın altında geçen uzun günler biriken yorgunluğa dönüşebilir. Kimi yazları özlemle bekler, kimi ise bir an önce geçmesini ister. Yine de her yaz, içimizde bir yerleri kıpırdatan bir serüvendir. Çünkü ne olursa olsun, yaz hayatın hızını değiştirir.
Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.

Sabiha Naz Gümüş
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü
1. Sınıf Temsilcisi







Ellerine sağlık 🧡
Eline sağlık, keyifle okudum.
sürükleyici bir yazı olmuş, ellerine sağlıkk 🤍
Umarım yazımı keyifli bir şekilde okumuşsunuzdur 🧡