fbpx

Kampüs Otobüsle Avrupa Turuna Gidiyor I Campus Go

Üniversiteliler için Avrupa’yı gezmenin en kolay yolunu oluşturduk. Gençlerle dolu, enerjik Avrupa Otobüsümüzle 14 Ülke 21 Şehri doya doya 14 gün geziyoruz. 


Ücrete Dahil Olanlar
Lüks Tur Otobüsleriyle Tüm Şehir Ulaşımları
Programda Belirtilen Tüm Şehir Turları
9 gece 3 ve 4 yıldızlı otellerde 2 ve 3 kişilik odalarda konaklama
Otellerde 9 adet açık büfe sabah kahvaltıları
Profesyonel Türkçe Rehberlik
Şehir Haritaları
Gezi Paketi
Otobüs İçi Limitli Su, Çay ve Kahve İkramları
Mono Turizm Güvencesi

14 ÜLKE 21 ŞEHİR | DOLU DOLU AVRUPA TURU

 12 AĞUSTOS – 25 AĞUSTOS – 1190 Euro

BULGARİSTAN Sofya
SIRBİSTAN Belgrad
MACARİSTAN Budapeşte
AVUSTURYA Viyana
ÇEKYA Prag
HOLLANDA Amsterdam
BELÇİKA Brüksel
FRANSA Paris, Cannes, Nice
MONAKO Monte Carlo
İTALYA Sanremo, Pisa, Floransa, Venedik, Roma
VATİKAN
SLOVENYA Lübliyana
HIRVATİSTAN Zagreb
YUNANİSTAN Selanik, Kavala

1.GÜN (12.08.2023)

İSTANBUL-SOFYA-BELGRAD 00:01 İSTANBUL HAREKET

Tur öncesi katılımcılarımıza iletilecek durak ve saatlerde buluşuyor ve yolculuğumuza başlıyoruz. Gece Kapıkule Sınır Kapısı’nda Gümrük ve Pasaport işlemlerinin ardından Haskova yolunu takiben sabah saatlerinde ilk durağımız olan Sofya’da bir mola veriyor ve Sofya panoramik şehir turunu geçekleştiriyoruz. Gezimizde St. Nedelya Kilisesi, Rus Kilisesi, Rotanda Kilisesi, Aya Sofya Kilisesi, Parlamento, Sofya Üniversitesi, Aleksander Nevski Katedrali Başbakanlık, NDK Ulusal Kültür Sarayı gezilebilecek yerler arasındayken Ulu Önder Atatürk’ün yeniçeri elbisesi giyerek katıldığı balonun yapıldığı, ordu evini de görme fırsatımız oluyor. Gezi sonrası Sırbistan’ın başkenti, Eski Yugoslavya’nın ve önemli Osmanlı eserlerinin bulunduğu Belgrad’a hareket ediyoruz. Varışın ardından yapılacak panoramik şehir turumuzda Kale Meydanı, Askeri Müze, İstanbul Kapı, Saat Kulesi, Damat Ali Paşa Türbesi, Zindan Kapı, Leopoldov Kapı, Sokullu Mehmet Paşa Çeşmesi, Stefan Lazerevic Anıtı, Nebojsa Kulesi, Saborna Kilisesi, Cumhuriyet Meydanı, Terazi Meydanı ve Taş Meydan görülecek yerler arasında bulunuyor. Akşam yemeği için rehberimizden tavsiye alabilirsiniz. Şehir turu sonrası otelimize hareket. Konaklama Belgrad otelimizde.

2.GÜN  – BUDAPEŞTE

Gece yolculuğumuzun ardından Macaristan’ın başkentine varıyoruz. Orta Avrupa’nın kalbi, doğunun Paris’i, özgürlüğün başkenti gibi tanımlamaları olsa da Budapeşte’ye en yakışan tanım Tuna’nın incisiolsa gerek. Tuna nehrinin hayat verdiği, Buda ve Peşte olarak iki farklı kentin birleşmesiyle oluşuyor Budapeşte. İhtişamlı mimarisi, cıvıl cıvıl sokakları, Osmanlı döneminden kalan kaplıcaları, her biri ayrı güzellikteki köprüleri, kentin her yerini süsleyen heykelleri ve ışıl ışıl gece siluetiyle büyüleyici bir şehir. Romantik ve huzurlu olmasının yanında savaşların ve taşıdığı sosyalizm döneminin izleri yüzünden hüzünlü bir tarafı da var. Yaşadığı olumsuzluklar ve yıkımlardan güçlü bir şekilde çıkmış olan şehir, bugün Avrupa’nın en yüksek enerjili, en dinamik ve en çok ziyaret edilen başkentlerinden biri. Budapeşte şehir turumuza başlıyoruz. Budapeşte’de ilk göreceğimiz yer tüm şehir ve bu güzel şehri ikiye ayıran Tuna Nehri manzaralı Gellert Tepesi. Bu güzel manzaranın tadını çıkarıp fotoğraflarımızı çekildikten sonra Budin Kalesi’ne geçiyoruz.

Kaleyi ve Balıkçı Tabyası’nı gezdikten sonra Zincirli Köprü üzerinden şehrin Peşte tarafına geçip keşfe başlıyoruz. Unesco tarafından koruma altına alınan Kahramanlar Meydanı ilk durağımız oluyor. Sonrasında Tuna Nehri kıyısındaki ayakkabıların hüzünlü hikayesini yerinde dinledikten sonra Macaristan Parlamento Binası’nı görüyoruz. Şehir merkezi gezimizi Vaci caddesinde sonlandırıyoruz. Alışveriş için serbest zamanımız başlıyor. Daha sonrasında nehir kenarındaki yapılarının ışıklandırmasıyla ünlü Budapeşte’de, Tuna Nehri’nde tekne turuna katılıyoruz(EKSTRA). Tur sonrası otelimize transfer. Konaklama Budapeşte otelimizde

3.GÜN – VİYANA – PRAG

Sabah kahvaltısının ardından Viyana’ya hareket ediyoruz. 3 saatlik keyifli yolculuğumuz bizleri Viyana’ya ulaştırıyor. Viyana’da ilk noktamız Schönbrunn Sarayı. Her yıl 9 milyona yakın ziyaretçi ağırlayan, Avusturya’nın en çok ziyaret edilen tarihi yapısı olan ve muhteşem bahçelerin arasında yer alan Schönbrunn Sarayı, Avusturya’nın zengin tarihi geçmişini simgeliyor. 1441 odalı sarayın 45 İmparatorluk Dairesi, bahçeleri, hayvanat bahçesi ve Palm House yapısı ziyarete açık. İsmi, ‘Güzel bir bahar’ anlamına gelen Schönbrunn Sarayı, ismini sarayın yakınlarındaki doğal su kaynağından alıyor. Ünlü İmparatoriçe Sisi’nin eşi Franz Josef’in doğduğu ve 86 yaşında ölene kadar yaşadığı saray, yazlık hanedan sarayı olmasına rağmen Maria Theresa başta olmak üzere birçok imparator ve imparatoriçenin Hofburg Sarayı yerine yaz-kış yaşamayı tercih ettiği yer olmuş. Daha sonrasında 1.Viyana’ya geçiyoruz. Mimarisi, müziği ve mutfak kültürü Viyana‘yı turistik anlamda popüler kılan etmenlerden sadece birkaçı. Kenti eşsiz bir tatil destinasyonu haline getiren diğer değerleri tanımak için tarihine ışık tutan müzeleri gezmek ve kültürel zenginliğinin aynası olan festivallere katılmak gerekiyor. Yüzük Caddesi etrafındaki panoramik turumuz esnasında Viyana Opera Binası, Ulusal Tarih Müzesi, Ulusal Doğa Müzesi, Halk Bahçesi Parkı, Hofburg Sarayı, Viyana Meclis Binası, Belediye Binası ve Viyana Teknik Üniversitesi göreceğimiz yerler arasında. Tur sonrası Kartner Caddesi’ni geziyor ve alışveriş yapıyoruz. Kartner Caddesi gezisi esnasında Veba Sütunu, Viyana Dom Katedrali ve Scwedenplatz’ı geziyoruz. Viyana gezimiz sonunda Prag’a hareket ediyoruz. Konaklama Prag otelimizde.

4.GÜN – PRAG

Sabah kahvaltısının ardından Prag gezimize başlıyoruz. Prag, Vltava Nehrinin iki yakasında,
Bohemya’nın merkezinde yer alıyor. 1000 yıldır Çekya‘nın politik, kültürel ve ekonomik merkezi. Londra, Paris, Roma, Madrid ve Berlin’in ardından Avrupa’nın en çok ziyaret edilen 6. şehri olarak dünyanın en popüler turist merkezlerinden Prag, diğerlerinden daha küçük bir şehir olsa da Arnavut kaldırımlı sokakları ve zaman yolculuğuna davet eden tarihi noktaları ile her daim kalabalık. Bir ismi de ‘Bin Kuleler Şehri’ olan Prag’ın, 1100 yıllık şehir silueti, kenti Avrupa’nın en değerli mücevherlerinden birisi haline getiren sayısız muhteşem kilise çatılarını yükselen eski kulelerden oluşuyor. Baktığınız her yer sapasağlam duran antik Prag Kalesi’ne kontrast oluşturacak şekilde gotik, barok, Rönesans ve yeni sanat stilinde en iyi eserlerle
donatılmış durumda. İlk noktamız Prag Kalesi. Prag Kalesi’ni ve kale içerisinde bulunan muazzam mimarisiyle göz dolduran Aziz Vitus Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. Sonrasında 2. Dünya Savaşı sırasında Hitler’in bile bombalamaya kıyamadığı Prag kentini keşfimiz devam ediyor. Şehri ikiye ayıran Vltava Nehri üzerindeki en güzel köprüden geçerek Eski Şehir’e doğru hareket ediyoruz. Karl Köprüsü üzerindeki heykelleri yerinde gözlemledikten sonra Astronomik Saat, Tyn Klisesi gibi büyüleyici yapıların bulunduğu Old Town Meydanı’na gidiyoruz. Yüzyıllardır korunan Orta Çağ mimarisini bol bol fotoğraflayarak albümlerimizdeki yerini aldırıyoruz. Akşam serbest zamanımızın ardından gece yolculuğumuz başlıyor.

5.GÜN – AMSTERDAM

Gece yolculuğumuzun ardından Hollanda’nın başkenti Amsterdam’dayız. Şehri hem gündüzüyle hem de gecesiyle görüp gezecek kadar zamanımız olacak. Önce otelimize yerleşip odamızda Amsterdam için hazırlanıyoruz. Rotamızın en kuzey şehrini keşfe çıkıyoruz.
Amsterdam, insanı kendisine hayran bırakacak etkileyici bir mimariye ve eğlenceli bir atmosfere sahip güzel bir şehir. Güzel kelimesi aslında Hollanda’nın başkenti Amsterdam‘ı tarif etmek için biraz basit kalıyor. Çünkü bu şehir sadece önemli turistik yerleriyle gezilip-görülecek bir yer değil aynı zamanda sunduğu özgür atmosferi, güvenli sokakları, nefis kafeleri, eğlenceli
gece hayatı ve etkileyici müzeleriyle tam da yaşanılacak bir şehir. Amsterdam’ın en güzel yanı ise herkes için mutlaka yapılacak bir şeylerin olması. Dilerseniz kafanızı dinlemek için etrafta biraz gezebilir, bisikletle dolaşabilir, sanat galerilerini gezebilir veya biraz romantizm yaşayabilirsiniz. Amsterdam’da bunların hepsi var. Amsterdam’daki bisiklet trafiğine dikkat ediyoruz, çünkü bu şehirde en pratik ulaşım bisiklet. Dolayısıyla ciddi bir yoğunluk söz konusu. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzel bu şehirde bol bol gezip önemli noktaları ziyaret ediyoruz.

Dam Meydanı, Amsterdam kanalları, Red Light District, Van Gogh Müzesi, Rijks Müzesi, Vondelpark, Anna’nın Evi, Mademe Tussauds Müzesi ve Heineken’s Experience dolu dolu Amsterdam gezimiz esnasında göreceğimiz yerler. Sonrasında otele hareket. Konaklama
Amsterdam otelimizde.

 6.GÜN – BRÜKSEL – PARİS

Sabah otelimizdeki kahvaltı sonrası harekete geçiyor ve Belçika’nın en güzel şehirlerinden biri olan Brüksel’e doğru yol alıyoruz. Yaklaşık 3 Saatlik keyifli bir yolculuğun ardından Belçika’nın
başkenti ve gurur kaynağı Brüksel’e ulaşıyoruz. Çikolata ve biraları, dantelleri ve çiçek pazarlarıyla Avrupa‘nın günümüze kadar gelebilmiş önemli orta çağ kentlerinden biri olan kent, gerçek anlamda büyülü bir dünya. Burjuva yaşam, büyüleyici ve harika bir atmosfer ve politika Brüksel’ün eş anlamlarından dersek yanlış olmaz. Unutmayalım ki Belçika çikolatasıyla ünlü bir ülke. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım . Brüksel’de Gezilecek Önemli Yerler; Grand Palace Hotel De Ville, Manneken Pis ve Mini Europe. Gezimizin ardından Belçika’dan ayrılıyor ve Paris’e hareket ediyoruz. Yolculuğumuzun ardından Fransa’nın başkentine varıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Konaklama Paris Otelimizde.

 

7.GÜN- PARİS

Otelimizde aldığımız kahvaltımızın ardından Paris gezisine seri bir şekilde başlıyoruz çünkü bu
şehir gerçekten çok güzel ☺. Aşıklar Şehri’ ne, herkesin göz bebeği Eyfel’i dünya modasının gözdesi, dünyanın en çok ziyaret ettiği o görkemli Paris’e doğru yola çıkıyoruz. En az sizin kadar, defalarca gitmiş olmamıza rağmen bizi de hep heyecanlandırıyor bu aşk kokulu şehir. Bu görkemli şehri 324 metre yükseklikten izlemek isteyen katılımcılarımıza eşsiz bir manzara
sunuyor Eyfel. Paris gerçekten gözlere hitap eden şehir. Siyahi abilerimizin ilgisi sizleri rahatsız etmesin, selamın aleyküm deyip pazarlığa girebilirsiniz ve burdan bir çok arkadaşınıza çok uygun fiyata Eyfel anahtarlıkları ya da magnet alabilirsiniz, 5 tanesini 1 euroya alan katılımcımız zengindir ☺.Sizler için özel olarak hazırladığımız haritalar elimizde ve zaman serbest zaman, keşfedin bu güzel şehri. Aşıklar köprüsü için Eyfel’e sırtınızı verip nehir kıyısından devam edip sağa doğru yürüyün, evet o güzel köprü dillere destan Aşıklar Köprüsü. Siz de bir kilit asın ve seyahat aşkınızı ölümsüzleştirin☺. Şimdi size Paris’te gezilecek yerleri söylüyoruz. Her akşam 21:00’dan sonra saat başı yapılan yapılan Eyfel ışık şovunu en güzel manzaradan izlemeniz için rehberimizden tüyo alabilirsiniz.

Paris’te Gezilecek Önemli Yerler; Louvre Müzesi, Champs-Elysees Bulvarı, Notre Dame Katedrali, Arc de Triomphe (Zafer Takı), Ressamlar Tepesi ve Concorde Meydanı. Dolu dolu geçen bir günün ardından otobüsümüze biniyor ve yolculuğumuza başlıyoruz. Bu geceyi
otobüsümüzde yolculukla geçireceğiz.

 8. GÜN – CANNES – NICE – MONACO – SANREMO

Gece yolculuğumuzun ardından yeni günde COTE D’AZUR Üçlüsü’nü keşfe başlıyoruz. İlk durağımız Cannes. Çoğumuzun Cannes Film Festivali ile tanıdığı şehir, Fransa’nın en özel kasabalarının başında geliyor. Şehir tarihi dokusu, doğal güzellikleri, limanı ve daha pek çok güzelliği ile Fransa’nın gezilecek yerleriyle ünlü şehirlerinden biri. Merkezin batısında kalan Le
Suquet (Eski Şehir) bölgesi şehrin en tarihi ve keyifli sokaklarını barındırıyor. Burada pek çok sanatçıyla ilgili duvar resimleriyle süslenmiş evlerin arasında harika fotoğraflar çekilebilirsiniz.
Le Vieux Port; Birbirinden pahalı yatların sıralandığı liman, Cannes gezilecek yerler listesinde size şehrin lüks yanını görme imkanı sunuyor. Burada keyifli zamanlar geçirebileceğiniz pek çok mekan sizleri bekliyor. La Croisette üzerinde bulunan festival binası meşhur Cannes Film Festivali’nin gerçekleştirildiği yer. Burada kim bilir kaç ünlü isim bulunmuş ve o kırmızı halıda yürümüştür. 1949 yılında inşa edilen bina çok fazla mimari ya da tarihi bir öneme sahip değil
ancak Cannes’a gelmişken burayı görmeden ve bina önündeki halıda bir hatıra fotoğrafları çekinmeden olmaz😊. Gezimizin ardından Nice’e hareket. Nice, tüm Côte d’Azur’un
bulunduğu bölge olan Alpes-Maritimes’in başkenti. Nice nasıl bir yer derseniz, kime sorduğunuza göre değişir. Dünyada jet sosyetesinin gözde tatil yeri olarak bilinen Nice,
Fransızlar arasında da emeklilik yeri olarak anılıyor. 🙂 Hangi Nice’e gitme hevesiyle bu yazıyı
okuyorsunuz bilmiyorum ama ikisi de garip bir şekilde doğru. Güney Fransa’nın en büyük şehri olmasına rağmen bir ruhunda bir ağır kanlılık, bi sıkılganlık var ama Rus milyarderlerden Hollywood ünlülerine 3-4 basamaklı dolarla bahşiş bıraktıkları rivayet edilenler burayı bir
seviyor, bir seviyor. Vieux Nice, Türkçe kelime anlamıyla “Eski Nice” yani şehrin kale altındaki eski ve tarihi bölgesi. Büyük şehirden apayrı olarak, Nice’in, Arnavut kaldırımlı dar, sıcak ve canlı sokakları, pastel tonlarındaki evleri, yerel restoran ve cafeleri, pastaneleri, dondurmacıları ve küçük meydanları ile adeta bir Akdeniz kasabası tadında olan yeri.
Rengarenk panjurlu ve tatlı balkonlu evlerin çevrelediği semt pazarı Cours Saleya. Sonrasında Massena Meydanı, siyah beyaz yer bir yer döşemesi olan, Jaume Plensa’nın hava kararınca rengarenk aydınlatılan ikonik oturan adam heykelleri ile süslü, Apollon’un dev bir heykeli ve onun etrafında gezegenlerin olduğu Fontaine du Soleil’in yer aldığı, sokak sanatçılarının canlı performanslar sergilediği, etrafı çeşitli cafe ve restoranarla dolu Nice‘nin en ünlü ve turistik meydanı. Tramvay durağı da burada olduğundan kolayca ulaşabiliyorsunuz. Massena Meydanı ve şehir manzarası için ise Boscolo Hotel’in rooftop bar’ına çıkabilirsiniz. Gezi sonrası Monaco Prensliği’ne hareket.

Fransa’ya bağlı özerk bir bölge olan Monte Carlo’da rüya gibi bir akşam bizleri bekliyor. Lüks arabaların, kumarhanelerin ve muhteşem mimarinin büyüsüyle kenti geziyor ve konaklama
için Sanremo’ya hareket ediyoruz. Konaklama Sanremo otelimizde.

9.GÜN – PİSA – ROMA

Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltının ardından Akdeniz boyunca yapacağımız yolculukta bizleri muhteşem manzaralar bekliyor. Yolculuğumuz bizleri gezimizin İtalya bölümüne
ulaştırıyor. İlk noktamız İtalya denince akla gelen şehirlerden biri olan Pisa. Birbirinden güzel mimarileri ile görenleri kendine hayran bırakan İtalyan şehri Pisa, gezilecek yerleri, tarihi dokusu ve muhteşem atmosferiyle sizlere harika bir gezinin kapılarını aralıyor. Şehrin simgesi haline gelen Pisa Kulesi, 1063 yılında yaptırılan Pisa kentinin Piazza dei Miracoli meydanında yer alan İtalya’nın dünyaca ünlü yapılarından biridir. 56 metre yüksekliğindeki kulenin tepesine 294 basamaklı bir merdivenle çıkılmakta ve turistler bu noktada fotoğraf çektirebilmek için uzun kuyruklar oluşturmaktadır. Temelde düz olarak inşa edilen çan kulesi, yapının yer aldığı
toprak elverişsiz olduğu için çökmek yerine eğilmeye başlamış ve bugünkü halini almıştır. Avrupa’da dev bir akım olan Orta Çağ sanatının en önemli merkezi olan Piazza dei Miracoli – Katedral Meydanı, kent merkezinde yer alan 8 bin 87 hektarlık bir alan üzerine kurulu meydandır. Dünyanın en iyi mimari komplekslerinden biri olan meydan, Katolik Kilisesi
tarafından da kutsandıktan sonra etrafı dört büyük dini yapı tarafından çevrelenmiştir. Diğer yandan Katedral Meydanı, 1987 yılından beri UNESCO tarafından koruma altına alınan Pissa’nın en ünlü turistik meydanlarından biridir. Roma Katolik Katedraline adanan Pisa Katedrali, Romanesk mimarisinin dikkat çeken örneklerinden birini gözler önüne seriyor. 1092
yılından beri varlığını koruyan dini yapı, İtalya’nın ünlü mimarları Busheto ve Rainaldo tarafından tasarlanmış şehrin en turistik noktalarından biri. Pisa gezimiz sonrası Roma’ya hareket ediyoruz. Roma, antik dönemden bu yana, sadece Avrupa’nın değil dünyanın merkezinde olmayı başarmış şehirlerden birisi. Roma İmparatorluğuna başkentlik yapmış bu
şehir bugün Avrupa kültürünün merkezleri arasında yer alıyor. Rönesans başyapıtları, modern mimari ve yapıların her birinin ahenkle dağıldığı şehrin tarih kokan daracık sokaklarında herkese hitap edecek sürprizler bulabiliyorsunuz. Tiber Irmağı üzerinde yedi tepe üzerine kurulmuş Roma, şüphesiz dünyanın en özel şehirlerinden biri. 3000 yıllık tarihi, Ortaçağ, Barok
ve Rönesans izleriyle yaşayan cıvıl cıvıl meydanları, ihtişamından ödün vermeyen dünyaca ünlü yapılarıyla hem Avrupa’nın hem de dünyanın en çok ziyaret edilen kentlerinden biri Roma. Roma denince akla ilk olarak Colleseum gelir. Şehirdeki ilk gezeceğimiz nokta da Colleseum oluyor. MS 80 yılında tamamlanmış ve 55 bin kişilik bu ihtişamlı yapıyı muhteşem ışıklandırmasıyla gördükten sonra serbest zamanın ardından otele hareket. Konaklama Roma otelimizde.

10.GÜN  – ROMA – VATİKAN

Sabah kahvaltımızın ardından Vatikan’a hareket ediyoruz. Avrupa’nın en küçük ülkesi
Vatikan’a hoş geldiniz! San Pietro Meydanı’na hareket ediyoruz ve Hristiyanlığın Merkezi’ni keşfe başlıyoruz. Vatikan ya da resmi ismi ile Vatikan Şehir Devleti, İtalya’nın Roma şehrinde, Hristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezi. Bir yandan da dünyanın metrekare başına en çok turist düşen kenti. Roma’nın içinde, yüksek duvarlarla çevrili Vatikan dünyanın en değerli müzelerine ve sanat eserlerine ev sahipliği yapıyor. Katoliklerin dini merkezi olan Vatikan, Aziz Petrus Meydanı, Aziz Petrus Bazilikası her biri sanat eseri olan Vatikan Müzeleri ve Vatikan Bahçeleriyle her santimetre karesi sanatla, sanatçılarla yoğurulmuş özel bir bölge. İsviçreli Muhafızlar Kıtası olarak da bilinen geleneksel muhafızlardan oluşan 100 kişilik küçük bir orduyla korunuyor. Aziz Petrus Meydanı ve Aziz Petrus Bazilikası Vatikan’da göreceğimiz önemli noktalardan. Aziz Petrus Bazilikası, İsa’nın havarilerinden Petrus’un gömülü olduğuna inanılan yerde, 1506 ile 1626 yılları arasında inşa edilmiş ve onun adı verilmiş. Michelangelo’nun çarmıha gerilen İsa’nın cansız bedeninin annesi Meryem’in kollarında yatmakta olduğu önemli heykel ilk şapelde yer alıyor. Sonrasında Roma şehir gezimize devam ediyoruz. Roma’nın 7 tepesinden birin olan Palatino Tepesi üzerine kurulu Roma Forumu da
Kolezyum’a yakın. Burayı görünce Roma neden açık hava müzesi olarak anılıyor kolayca anlaşılıyor. Orijinal ismi Forum Romanum olan bu yer antik Roma medeniyetinin yükseldiği yer. Antik Roma döneminin şehir merkezi olan Roman Forum, adaletin sağlandığı ve ticari faaliyetlerin yürütüldüğü, siyasi, ekonomik ve dini işlerin karara bağlandığı, kısacası devlet
işlerinin toplu olarak yerine getirildiği kompleks bir yapı. Roma Forumu’nun büyüyüp gelişmeye başlamasının hikayesi aslında 3000 yıl öncesine dayanıyor. Venedik Meydanı anlamına gelen Piazza Venezia, şehrin en ünlü meydanlarından biri. Meydanın ortasındaki devasa bir anıt var. Çevresinde birçok restoran ve kafenin bulunduğu, oldukça kalabalık ve
canlı olan meydanın sağındaki cadde üzerinde St. Maria Maggiore Bazilikası yer alıyor. Özellikle geceleri ışıklandırmalar eşliğinde ayrı bir cazibeye sahip olan meydana gece turlarıyla turist grupları geliyor. İtalya’ya gidenler işin olmazsa olmaz bir yer var; meşhur mu meşhur barok
tarzı çeşme Fontana Di Trevi veya bizdeki adıyla Aşk Çeşmesi. Buraya gelen herkes Roma’ya yeniden gelmek için sırtını çeşmeye dönüp sağ eliyle sol omuzunun üstünden çeşmeye para atıyor. İnanca göre çeşmeye bir bozuk para atmanın bir gün Roma’ya dönüleceğine, iki tane bozuk para atmanın Romalı güzel bir kıza aşık olunacağına, üç tane bozuk para atmanın ise Roma’da birisi ile evleneceğine işaret ettiğine inanılıyor. Roma’ya gelen hemen her turistin
gidip basamaklarında oturup dinlendiği ve meydanı izlediği İspanyol Merdivenleri diğer noktamız. Fransa Kralı himayesinde bulunan Trinita dei Monti Kilisesi ile İspanyol Meydanı’nı birbirine bağlamak amacıyla inşa edilmiş. Roma döneminden Roma’ya miras kalan bir diğer görkemli mimari yapı ise Pantheon. Tanrıların Tapınağı olarak adlandırıyor. Tanrılara şükretmek için Augustus’un damadı Agrippa tarafından yaptırılmış. Tam 43 metrelik kubbesiyle bir mimari şaheser. Roma’nın en büyük meydanlarından biri olan Popolo Meydanı (Piazza del Popolo) şehrin kuzey girişinde bulunuyor. Orijinal şeklini Fransız asıllı Romalı mimar

Giuseppe Valadier 1809–1816 arasında vermiş. Avrupa’nın da en güzel meydanları arasında sayılan meydan adını Santa Maria del Popolo Bazilikasından alıyor ve ‘Halk Meydanı’ anlamına geliyor. Meydanı Neptün Çeşmesi ve Obelisk Çeşmesi süslüyor. Dolu dolu geçen bir Roma
gününün ardından serbest zaman ve sonrasında otele hareket. Konaklama Roma otelimizde.

11.GÜN – FLORANSA – VENEDİK

Sabah kahvaltısnın ardından Floransa’ya hareket ediyoruz. 3 saatlik keyifli yolculuğumuzun ardından Floransa’da ilk noktamız Michelangelo Tepesi. Tüm Floransa’yı manzaramıza sunan bu muhteşem yerde vereceğimiz fotoğraf molasının ardından şehir merkezine hareket.
Vecchio Köprüsü ve üzerinde bulunan dükkanları geziyor sonra Signoria Meydanı’na geçiyoruz. Neptün Çeşmesi, Medusa Başlı Perseus Heykeli, Michelangelo tarafından yapılan Davut
Heykeli’nin replikası bu meydanda bulunuyor. Ayrıca Floransa’nın en ikonik yapılarından biri olan Vecchio Sarayı da bu meydanda yer alıyor. Ardından katedrali daha yakından göreceğimiz Duomo Meydanı’na hareket ediyoruz. Gezilerimizin ardından serbest zamanımız başlıyor. Ardından rehberimizin belirleyeceği yer ve saatte buluşup Venedik’e hareket ediyoruz. Venedik gezimize başlıyoruz. . Venedik’e gidebilmek için liman yakınlarında otoparkta
otobüsümüzden iniyor ve bizleri San Marco Meydanı’na ulaştıracak olan vapuretto’ya biniyoruz(ekstra). Tekne yolcuğumuz sonrası Venedik’i keşfe başlıyoruz. Meydana varışımızla birlikte Venedik gezimiz başlıyor. Meydanda bulunan San Marco Kilisesi ve Dükler Sarayı gezilecek ilk noktalarımız. Dileyen misafirlerimiz bu güzel şehri gondol turu(ekstra) ile
taçlandırarak kanallar içerisinde gezebilir. Büyük Kanal üzerinde bulunan Rialto köprüsü
önünde kartpostallık fotoğraflar çekinebilir ve hediyelik alışverişi yapabilirsiniz. Venedik
gezimiz sonrası otelimize hareket. Konaklama Venedik otelimizde.

12.GÜN – LÜBLİYANA – ZAGREB

Sabah kahvaltısının ardından Avrupa’nın en yeşil başkenti olma özelliğini taşıyan Lübliyana’ya hareket ediyoruz. Gezimiz esnasında Üçlü Köprü, Preseren Meydanı ve Ejderha Köprüsü göreceğimiz noktalar oluyor. Gezilerin ardından hediyelik alışverişi için serbest zaman. Rehberimizin belirlediği yer ve saatte buluştuktan sonra Zagreb’e hareket. Hırvatistan’ın başkentine hoş geldiniz.

Zagreb gezimiz esnasında Dolac Pazarı, St Mark Kilisesi, ve şehrin en önemli yapılarından Zagreb Katedrali’ni ziyaret ediyoruz. Ardından otobüsümüze biniyor ve gece yolculuğuna başlıyoruz.
Ege’nin en önemli liman kentlerinden biri olan bu şehirde ilk ziyaret noktamız Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı ev. Atamızın anısına saygılarımızı sunduktan sonra Kordon’a hareket. Beyaz Kule, Aristotelus Meydanı, Galerius Kemeri göreceğimiz yerler arasında. dönüş yolculuğumuz öncesi kendimizi egenin muhteşem sularına bırakıyoruz. Kültür, tarih ve bol eğlence dolu turumuzun son gününü kum, güneş ve denizle taçlandırıyoruz. Deniz keyfinin ardından Kavala’ya hareket. Meşhur Kavala Kurabiyesi’ni tadıyor ve hediyelik alışverişi yapıyoruz. Ardından deniz kenarında yiyeceğimiz akşam yemeği’nin(ekstra) ardından İpsala Sınır Kapısı’na hareket ediyoruz.
Yeni günün ilk saatlerinde Türkiye’ye giriş yapıyor, sabaha karşı İstanbul’a varıyor ve katılımcılarımızla vedalaşıyoruz. Başka bir rotada tekrar görüşmek üzere, seyahatle kalın.

13.GÜN SELANİK
14. GÜN İSTANBUL

 

Tur ücreti ne kadar? Taksitlendirme oluyor mu?

Tur ücreti şubat ayına kadar 1190€’dur. Ardından artış olacaktır.

90€ kapora ücreti bulunmaktadır. Sizlere ileteceğimiz bilgiler üzerinden kapora ödemenizi yaptıktan sonra kaydınız kesinleşecektir.

Kalan 1100€ ücreti tur tarihinden 1 ay önceye kadar tamamlamanız gerekmektedir. Dilerseniz kredi kartı ile dilerseniz havale/eft yöntemleri ile ödemenizi gerçekleştirebilirsiniz.

Kredi kartı ile vade sayısına göre %4-12 vade uygulanmaktadır. Havale/eft yöntemlerinde ise bu durum olmayacaktır.
Havale/eft ödemeleri 8 taksit yapılabilmektedir.

Tur ücretine hangi hizmetler dahil?

Lüks Tur Otobüsleriyle Tüm Şehir Ulaşımları
Programda Belirtilen Tüm Şehir Turları
9 gece 3 ve 4 yıldızlı otellerde 2 ve 3 kişilik odalarda konaklama
Otellerde 9 adet açık büfe sabah kahvaltıları
Profesyonel Türkçe Rehberlik
Şehir Haritaları
Gezi Paketi
Otobüs İçi Limitli Su, Çay ve Kahve İkramları
Mono Turizm Güvencesi

Tur ücretine hangi hizmetler dahil değil ?

Müze ve Ören Yeri Girişleri
Öğle ve Akşam Yemekleri
Kişisel Harcamalar
Yurt Dışı Çıkış Harcı
Pasaport ve Vize Ücretleri
Seyahat Sağlık Sigortası

Bu tur güvenilir mi? Hangi acente tarafından yapılıyor?

Etkin Kampüs olarak 8 yıllık tecrübemiz ile katılımcılarımıza daima en uygun fiyatlı ürünleri en yüksek performanslar ile sunduk, sunmaya devam ediyoruz. Avrupa Otobüsü projesi kapsamında Türkiye Seyahat Acentaları Birliği tarafından A Sınıfı Acenta olarak sınıflandırılmış, tecrübeli ve profesyonel bir ekibe sahip olan ”Mono Turizm” ile işbirliği yapıyoruz. Mono Turizmi Tursab resmi sitelerinden A-13322 Tursab numarası ile sorgulatabilirsiniz.

Vize ve pasaport işlemleri nasıl oluyor?

Pasaportu olmayan katılımcılarımızın İl/İlçe Nüfus Müdürlüğü üzerinden başvuruda bulunarak pasaport çıkartmaları gerekmektedir. Yeşil pasaport sahipleri vizeden muaftır. Bordo pasaport sahipleri ise şirketimiz üzerinden multipass(çok girişli) Schengen vizesi başvurusunda bulunmalıdır.
Tüm bu süreçte tecrübeli ekibimiz tarafından ücretsiz danışmanlık sağlanmaktadır.
*Pasaport, vize işlemlerinin ücretleri katılımcıya aittir.

Vize kesin çıkıyor mu?

Vize başvurusunda katılımcının kişisel profili çok önemlidir. Vizenin olumlu sonuçlanması adına gerek evrak hazırlıkları gerekse vize prosesi boyunca üstümüze düşen her şeyi şirketçe eksiksiz yapıyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz yurt dışı turlarında %96 oranında olumlu vize sonucu aldığımızı da belirtmek isteriz.

Otobüsle yolculuk zor olmuyor mu?

Turlarımızda kullandığımız otobüslerimiz bu tarz yolculuklar için özel tasarlanmış lüks ve rahat otobüslerdir. Ayrıca 14 günlük turumuzun sadece 4 gecesini otobüsümüzde geçireceğiz, diğer geceler Avrupa’nın birbirinden güzel şehirlerindeki otellerimizde konaklayacağız. Her gün gözlerimizi yeni bir ülke ve şehirde açmanın ve sınırsız eğlencenin tatlı yorgunluğunu ise kabul ediyoruz.

Yemek işini nasıl halledeceğiz?

9 gece otel konaklamamızda sabahları kahvaltılarımızı otelimizde yapacağız. Diğer kahvaltı ve ara öğünler için seyahat öncesi kurulacak whatsapp gruplarındaki yönlendirmelerimizle sizlere hazırlatacağımız seyahatinizde tüketebileceğiniz tarzda hazır yiyeceklerden oluşan gıda çantamızı kullanacağız. Bunların dışında şehirlerin kendilerine özgü tatlarını en uyguna deneyimleyebileceğiniz yerleri de koordinatörlerimizden öğrenebilirsiniz.

Talep eden herkes turlarınıza katılabiliyor mu?

Turumuza yapılan başvurular ekibimiz tarafından incelendikten sonra kabul edilen katılımcılarımıza cep telefonları üzerinden dönüş yapılacaktır. Bu noktada, sınırlı olan kontenjanlarımızı Otobüslü Avrupa Turu’na uyum sağlayacağını düşündüğümüz, 18-39 yaş aralığındaki uygun katılımcılar seçilecektir. Otobüslerimizde yaş ve cinsiyet dengesine dikkat edilmektedir.

Bu kısa sürede bu kadar şehri gezebilecek miyiz?

Tur  programlarımızı süremizi nasıl ve ne kadar verimli kullanabiliriz düşüncesiyle hazırlıyoruz. Daha önce defalarca gittiğimiz ve gezdiğimiz şehirler arasında adil bir dağılım yaparak otel konaklamalarımızı da diğer şehirlerden bir adım öne çıkan, Avrupa turizminde ön planda olan şehirlere koyuyoruz. Sofya’ya ayırdığımız zamanla Paris’e ayırdığımız zaman bir olmamakta. Turda zorunlu ulaşım sürelerine uygun planlanan konaklamalar olmaktadır.

Konaklama yapılacak oteller nasıl?

Yıllardır tercih ettiğimiz ve katılımcılarımızın da memnuniyetini sağlayan 3 ve 4 yıldızlı otellerde konaklıyoruz. Temizlik, güvenlik, konfor ve wifi en önem verdiğimiz kriterler.

Kişisel harcamalarımız ne kadar tutar?

Kişisel harcamalara bir limit koyamamakla birlikte, 14 günlük bir turda ortalama minimum 300 maksimum 700 Euro arasında bir harcama sizlere rahat bir seyahat imkanı sağlar. Bu noktada yıllardır aynı rotaları gezen ve gezdiren koordinatörlerimiz sizlere şehirlerde nerelerde ne yenir, nereden daha uyguna yenir, en ucuz hediyelikleri nereden alabilirsiniz gibi yönlendirmelerde bulunacaklar. Bu sayede harcamalarınız beklediğiniz kadar olmayacaktır.

Yolculuk için yanımıza ne almalıyız? Bagaj hakkımız nedir?

Yolculuğunuza 1 orta boy valiz  (bagaja) 1 adet de sırt çantası (otobüsün üst kısmında, yanınızda olacak) getirebilirsiniz.

Seyahatinizi kolaylaştıracak, oradaki ekstra masraflarınızı en aza indirmenizi sağlayacak çanta hazırlama tricklerimiz ise seyahatlerimizden önce kurulan katılacağınız turun Whatsapp grubu üzerinden sizlerle paylaşılacak.

Bilgini Bırak Seni Arayalım