
Posterior Derin Çürüklerde Güncel Yaklaşımlar
Posterior derin çürükler, günümüzde klinik uygulamalarda ve araştırmalarda yaygın olarak kullanılabilecek; çürüğün tüm aşamalarıyla değerlendirilmesini sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir klinik çürük skorlama sistemi olan Uluslararası Çürük Belirleme ve Değerlendirme Sistemi (ICDAS) ile ele alınmaktadır. ICDAS kriterlerinin tekrar gözden geçirilip bazı değişikliklerin yapıldığı IGDAS II kriterleri ortaya konulmuştur.
IGDAS’ta çürüğün derinliğine göre 0’dan 6’ya kadar kodlar bulunur. Derin çürükler, 5 ve 6 numaralı kodlarla değerlendirilir.
Derin posterior çürüklerin yaygın semptomları; soğuk ve tatlıya karşı hassasiyet, çiğneme esnasında ağrı, gıda sıkışması ve spontan ağrılardır. Bu durumda klinik ve radyografik değerlendirmeler yapılır.
Klinik olarak pulpal vitalite durumu büyük önem taşır. Kloroflorokarbon sprey ile soğuk testi, parafin ve su ile sıcak testi, EPT (düşük seviyede elektrik) ile elektrik testi yapılır. Test sonucunda testlere tepki veriliyorsa “pozitif”, tepki verilmiyorsa “negatif” tepki olarak adlandırılır. Negatif tepki durumunda pulpa nekrozu veya pulpit söz konusu olabilir.
Radyografik olarak bir çürüğe “derin” diyebilmemiz için, çürüğün dentinin 1/3’üne veya pulpaya çok yakın bir konuma ulaşmış olması; çürük lezyonunun pulpa odasına 0,5 mm’den daha az mesafede olması yeterlidir. Radyografide bu, mine-dentin sınırını geçmiş, pulpaya yaklaşan radyopaklıkta azalma olarak görülür.

Çürük ekskavasyonu işleminde, mekanik olarak dentin tabakasını kaldırmak için metal frez, ekskavatör, seramik frez gibi çeşitli materyaller kullanılır. Dentin; sert dentin (sağlıklı), sıkı-sert dentin (etkilenmiş) ve yumuşak dentin olarak gruplandırılır. Sert dentin, keskin kesici ekskavatör veya frez olmadan uzaklaştırılamaz. Sıkı-sert dentin, el aletiyle deforme olmaz; orta kuvvetli bir basınçla
kaviteden kazınarak kütleler halinde uzaklaştırılır. Yumuşak dentin ise el aletiyle kolayca deforme olarak kaviteden parçalanarak uzaklaştırılabilir. Çürük ekskavasyonunun miktarı, pulpa üzerindeki yeterli korumayı sağlayacak ve restorasyon için olası sızdırmayı engelleyecek biçimde olmalıdır. Çürük uzaklaştırılması iki şekilde yapılabilir.
Tek aşamalı çürük uzaklaştırma işleminde, kavite tabanındaki lezyon sert, derimsi dentin ile karşılaşıncaya kadar çıkarılır. Çürüğü uzaklaştırırken durulacak nokta, lezyonun radyografik olarak dentinin üçte birlik kısmının ötesine uzanmasıyla belirlenir. Çok derin çürüklerde, yumuşak ve enfekte dentin pulpal taban üzerinde bir miktar bırakılabilir. Ancak periferindeki tüm çürük dokunun tamamen uzaklaştırılması gerekir. Pulpal tabanda az miktarda bırakılan çürük, kalan bakterileri herhangi bir beslenme kaynağından uzak tutarak bakteri ölümüne neden olur.
İki aşamalı çürük uzaklaştırma işleminde, yumuşak dentin uzaklaştırılana kadar lezyon çıkarılır ve ardından geçici bir restorasyon yerleştirilir. Sonrasında kontrollerle hastanın pulpal canlılığı ve çürük riski yeniden değerlendirilir. Geçici dolgunun altında zamanla remineralize doku oluşur ve sert dentin elde edilene kadar çürük doku yeniden çıkarılarak diş kalıcı olarak restore edilir.

Derin çürük tedavisinde, pulpa açıldıysa bu durum mekanik ya da çürüğün ilerlemesi sonucunda olağan bir durum olabilir. Uygulanacak tedavi ve kullanılacak materyaller, pulpanın canlılık durumuna göre değişir. Pulpa açıldıysa; kalsiyum hidroksit, MTA, Biodentine, cam iyonomer simanlar, kalsiyum fosfat simanları gibi materyaller kullanılabilir. Pulpa açılmadıysa yine Biodentine, kalsiyum hidroksit, resin modified GIC gibi materyaller dentin ile temas edebilir. Cam iyonomerler, sekonder çürük riskini azalttığından pulpaya yakın olmayan alanlarda güvenle kullanılabilir.
Restorasyonun altyapısı çeşitli materyallerle oluşturulduktan sonra, derin çürük sonrası restorasyonda mikrosızıntı riski yüksek olduğundan iyi bir sızdırmazlık ve adeziv sistem gereklidir. Adezyon, total-etch ya da self-etch sistemle sağlanır. Kompozit yerleştirme, katmanların 2 mm’yi geçmemesi şartıylayapılır. Her katman, yerleştirildikten sonra ayrı ayrı ışınlanarak sertleştirilir. Son olarak, anatomik şekillendirme ve düzgün bir yüzey için cilalama yapılır.
İlk kontrolde, 1–2 hafta sonra hastanın şikayetleri sorgulanır. Soğuk testi yapılır; perküsyon hassasiyeti varsa not edilir. İkinci kontrol, 6–8 hafta sonra yapılır; vitalite testleri, semptom takibi ve radyografik olarak apikal bölge değerlendirilir. Orta vadeli kontroller 6 ay sonra yapılır. Pulpanın vital kalmaya devam etmesi, mikrosızıntı olmaması, radyolojik görüntülemede değişiklik bulunmaması, kalsiyum hidroksit veya MTA kullanılmışsa dentin köprüsü oluşumu, orta vadeli kontroller için önem taşır. Yıllık kontrollerde ise pulpa vitalitesi ve restorasyonun dayanıklılığı değerlendirilir.
Kaynakça
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/891895
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/891071
https://www.academia.edu/108188518/
Deri_n_Denti_n_Çürükleri_ni_n_Tedavi_si_nde_Alternati_f_Yeni_Yöntemler
https://www.pierrefabre-oralcare.com/tr-tr/rutin-tavsiyeler/dis-sagligi/dis-cueruekleri/derin-cueruek
http://www.aynurhoruztepe.com/derin-curuk-lezyonlarinin-tedavisi/

İrem Nur Balkan
Uluslararası Balkan Üniversitesi Diş Hekimliği Bölümü
3. Sınıf Temsilcisi







çok açıklayıcı olmuş, ellerine sağlıkk 🤍