Günlük Hayatınızda Uygulayabileceğiniz 5 Psikoloji Deneyi 

Günlük Hayatınızda Uygulayabileceğiniz 5 Psikoloji Deneyi 

Tarihte birbirinden birçok ilginç psikoloji deneyi bulunmaktadır. Zaman zaman bunu hayatıma uygulayabilir miyim acaba diye düşünmüşsünüzdür. Bu yazıda seçilen 5 deneyle sizlere, günlük hayatta uygulayabileceğiniz ve size fayda sağlayacağını düşündüğümüz psikoloji deneylerini paylaşacağız. 

1.Pratfall Etkisi – Hatalarınızı gösterin sizi sevimli kılar

Psikolog Elliott Aronson bir grup insana bir sınav sorusu yanıtlayan öğrencileri dinletiyor. Öğrencilerin bazıları ses kaydında bir fincan kahveyi döküyorlar. Araştırmacılar, dinleyicilerin hangi kişileri daha çok sevdiğini sorduğunda, sonuçlar gösteriyor ki dinleyiciler, fincan kahve döken grubu daha çok sevdiklerini dile getirmişlerdir.

Herkes hata yapar, ama bunları kabul etmek herkesin üstleneceği bir şey değildir. Oysa hata ve sakarlıklarımızı itiraf edebilmek ve bunlara gülüp geçebilmek, kendimizle daha barışık olmamızı sağlarken aynı zamanda bizi başkalarını tarafından daha sevilebilir bir insan haline getiriyor. Bu nedenle yaptığınız; hatalardan, sakarlıklardan korkmayın ve gizlemeye çalışmayın deriz… Tabii insanlara sevecen gözükmek için de saçmalamayın ehehe. 

2.Pygmalion Etkisi – Ekip arkadaşlarınıza yüksek beklenti içeren mesajlar iletin

Psikolog Robert Rosenthal birinci ve ikinci sınıfların olduğu bir sınıfa gider ve senenin başında bir zekâ testi uygular. Ancak zekâ testinin sonuçlarına bakmaksızın, kendisi rastgele seçerek, sınıf öğretmenlerine sınıftaki bazı öğrencilerin isimlerini vererek çok başarılı olabileceğini söyler. Senenin sonunda sonuçlar şaşırtıcıdır: Sınıfın en başarılı öğrencileri zekâ testinde en yüksek seviyede çıkanlar değil, Rosenthal’in öğretmenlere “Başarılı olacaklar.” diye belirttiği öğrenci grubundadır. Rosenthal’in sene boyunca gözlemleri şunu göstermektedir: Öğretmenler, bu başarı beklentisi öğrencilere daha çok ilgi göstermişler, onlara daha çok olanak sağlamışlar ve başarısız olduklarında da daha kapsamlı geri bildirim vermişlerdir. Yani beklentiler farklı bir gerçeklik yaratmıştır. 

Ekip arkadaşınıza beklentilerinizi açıklamanın çalışmamıza sağlayacağı faydaların yanı sıra kendisine ileteceğiniz performansının bir tık üzerindeki bir beklenti mesajının onu nasıl sıkı çalışmaya motive ettiğini gözlemleyebilirsiniz. Ancak bunu yaparken kullandığınız elbette çok mühim; biliyoruz ki insanları etkileyen söylediğinizden çok söyleyiş biçiminizdir. Beklentinizi iletirken kullandığınız dilin emredici bir tarzdan çok, iltifat tarza yakın olması farklılık yaratır. Tabii, iltifatkar olmanın insanların size bakış açısında yaratacağı olumlamalardan bahsetmiyorum bile…

3.Seçimlerin Paradoksu – Az seçenek sunun

Psikolog Mark Lepper ve Sheena Iyengar, tatbitir ürünler satan bir şarküteride, reçel satıyorlar ve müşterilere ayrıca bunları tadımlık olarak sunuyorlar. Ancak deneyin, bir gününde 6 çeşit reçel markası sunarken, bir başka gününde 24 çeşit reçel markası sunuyorlar. Sonuçlar gösteriyor ki, 6 çeşit reçel markası gösterilen grubun %30’u bir kavanoz reçel satın alırken, 24 çeşit reçel markası sunulan grubun sadece %3’ü reçel satın alınıyor.

Psikolog Barry Schwartz ise seçimlerin paradoksunu şöyle açıklıyor: Seçim sürecinde birçok opsiyonu değerlendirmek ve bunun için çaba harcamak mutluluğu azaltıyor. Sahiden seçimlerimiz az olduğunda hem daha hızlı karar veriyor hem de karar aşamasında daha az stres yaşamıyor muyuz

4.Bystander Etkisi – Gruptan değil kişiden yardım isteyin

Bystander etkisi’ni sosyal psikolog olan; Bibb Latane ve John Darley şu şekilde ölçüyorlar: Bir üniversite kampüsünün kütüphanesinde bir sırada sanki bir öğrenci boğuluyormuş gibi bir olay yaratılıyor. Eğer bu olay sadece bir öğrencinin önünde gerçekleşirse, bu öğrencilerden %85’i yardıma koşuyor. Eğer bir kişi daha varsa, %65’i yardıma koşuyor. Eğer öğrenciler çevrede iki kişiden fazla olduklarını düşünüyorlarsa yardım oranı %31’e düşüyor.

Gruptan yardım istemek ilk bakışta daha iyi bir seçenek gibi görünse de yardım alma ihtimalinizi ciddi bir anlamda düşürmekte. Sosyal psikolojide sorumluluğun paylaşılması olarak açıklanan bu durum günlük hayatta da epeyce can sıkıcı olabiliyor. 

Whatsapp gruplarında sorduğunuz soruların hep havada kalması buna başınızdan geçen bir örnek olarak verilebilir.

5.Spotlight Etkisi – Sosyal ortamlarda rahat olun

Cornell Üniversitesi’nde bir grup psikolog, katılımcıların üzerine, üstünde utandırıcı bir resmin olduğu T-shirtler giydirdi ve onlara bu T-shirt’ü kaç kişinin fark edeceğini sordular. Sonuçlar ise şu şekilde oldu; Deneye katılanlar, kendilerini gerçeğe göre 2 kat fazla kişinin fark edeceğini belirtmişlerdir. Fakat gerçek pek de öyle değildir. 

Düştüğünüz utanç verici durumlar zannettiğiniz kadar insanların gözüne batmamakta. Bu nedenle insanlar ne diyecek diye otokontrol ile hareket etmeni ne kadar mantıklı kalıyor bu soruyu bir düşünün deriz 🙂 

Şu yazılarda ilgini çekebilir:

https://www.etkinkampus.com/psikolojide-plasebo-ve-nosebo-etkisi/2021/07/30/

https://www.etkinkampus.com/psikoloji-ogrencilerinin-mutlaka-okumasi-gereken-15-kitap/2021/07/28/

https://www.etkinkampus.com/beyhan-budaktan-psikoloji-ogrencilerine-tavsiyeler/2021/07/27/

Benzer Yazılar
Yorum Yaz