Evde Ders Çalışabilme Sanatı

Evde Ders Çalışabilme Sanatı

Değişen dünya koşulları gereği evde, evden çalışabilmek günlük hayatımızın ayrılmaz parçaları haline geldi. Ancak okul ya da iş hayatımız bahaneler kabul etmez. O sunumlar yapılacak o derslere girilecek o makaleler okunmadan gün bitmeyecek. İyi de tüm zamanımızı geçirdiğimiz evlerimiz bizim için hem kütüphane hem spor salonu hem yatak odası iken biz nasıl odaklanıp bir şeyler çalışacağız? Bir overlokçu değiliz ama evde ders çalışabilme sanatını ayağınıza getirdik. 

Önceliklerinizi Belirleyin

Yarına yetişmesi gereken sunum veya ödeviniz dururken 3 hafta sonraki seçmeli ders vizenize çalışmak doğru bir plan seçimi olmayacaktır. Önem ve aciliyet sıralaması olarak en başta çalışmanız gereken dersi belirleyip aynı kriterleri kullanarak tüm süreci gözünüzün önünde olmasını sağlayabilirsiniz. 

Plandan Şaşmayın. Planlı Olun!

Yapılması gerekenler açık ve net olarak karşınızda dururken ya yetişmezse telaşı ile işleri sarpa sardırmaya hiç gerek yok. Kendinize en uygun saat aralıklarını belirleyip o günün yoğunluğunu göz önünde bulundurarak yapılacak en verimli plan sizi her zaman köprünün doğru çıkışına götürecektir. 

Planlarınızı; Günlük, Haftalık, Dönemlik Yapın

Uzun vadeli planlarınızı; günlük, haftalık, aylık olarak bölmek yapacaklarınızı gözünüzün önüne serer ve kafa karışıklığınızı ortadan kaldırır. “Yaa kim çalışacak şimdi o kadar dersi :(“ dediğiniz anda yapacaklarınızı zamana yayarak planlamak işinizi kolaylaştıracaktır. Bunu dilerseniz büyük bir kağıda yazıp, kağıdı ders çalışma masanıza veya duvarınıza asarak takip edebilir ya da bir şirket çalışanı gibi ayaklı tahta alarak da her gün planlamalarınızın üzerinden geçebilirsiniz. Öğrencilik de az ücretle çalıştığımız bir meslek değil mi sonuçta? Başka bir alternatif ise günlük olarak gerçekleştirdiğiniz işleri not alıp bittikçe üzerini defteri aşındırana kadar karalayacağınız bir not defteri tutmak. Bu işlemler, yapacaklarınız konusunda daha istikrarlı olmanızı ve sorumluluklarınızı ciddiye almanızı sağlayacaktır. 

İlle de düzen İlle de Düzen

Alakasız yerlerde duran eşyalar göz yorucu olabiliyor. Sizi masalarımızı daha ferah olmaya, işlevsel kullanılmaya çağırıyoruz. Kalem dahi çekilemeyecek kalemliklere asla kullanmayacağımız post-itlere yer açmayıp yukarı raflara tayinlerini çıkartıyoruz.

Dağılan Dikkati Toplayabilmek… 

Öğrenciler olarak dikkati kolaylıkla dağılabilen bir kitleyiz ne yazık ki. Hatta kendimizi neden böyle suçlarız ki? Bizim dikkatimiz dağınık değil, çevreye duyarlıyız! Ya da bizim dikkatimiz dağınık değil, ortama dikkatimizi verecek bir neden bulamıyoruz ehehe. Madem masanın başına oturmakta zorlanıyoruz, madem masamıza dikkatimizi verecek bir neden bulamıyoruz… Bizi bu dertten kurtaracak tek şey masamıza el atmak olacak. Nasıl mı? Çalıştığınız ortamı dikkatinizi toplayacak materyallerle donatmalısınız. Örneğin, duvara hedeflerinizin yazdığı kağıtlar asabilirsiniz. Gece de sizi çalışmaya teşvik edecek bir masa lambası kullanabilirsiniz. Kısacası masanızı tarzınıza göre sıkılmayacağınız şeylerle donatın. Boşverin bomboş masada çalışmak verimi arttırır klişelerini! Unutmayın ders çalışma masanız ders çalışacağınız zaman en yakın arkadaşınızdır. Sıkıcı birisiyle arkadaş olmak istemezdiniz değil mi? 

Aynı Anda Farklı Derslere Odaklanmaya Çalışmayın!

Kafanızın derli toplu olması çok önemli. Aynı zaman diliminde birden çok derse, konuya odaklanmaya çalışmak veriminizi düşürecek, sıkılmanıza ve ders çalışmak istememenize sebep olacaktır. Sakin olun o gün yapmanız gereken tüm görevleri bir bir tamamlayacaksınız zaten. O an çalışmanız gereken şey ne ise onu bir an önce verimli bir şekilde bitirmeye odaklanın. 

Midemiz Biraz Dinlenmeli Sanki?

Bir şeyler yiyerek ders çalışmak veriminizi ve hızınızı düşürecektir. Bununla birlikte yapılan araştırmalara göre yemek yiyerek ders çalışmak duygusal açlığı da tetiklediği için bir süre sonra neyi ne kadar yediğini fark edememe durumuna ulaşıp obezite ve diyabet riskini arttırmaktadır. Aynı zamanda karnınız açken derse odaklanmanız neredeyse mümkün değildir. Karnınız tokken ise üzerinizde bir ağırlık hissedersiniz. Bu nedenle açken ve yemek yedikten hemen sonra ders çalışmaya başlamayın! 

Kutuplarda Değiliz!

Kombiyi kökleyip ders çalışmaya oturmak 15 dakika sonra masa başı uyuklamalarına ve ay sonunda faturayı görünce ufak çaplı kalp krizlerine neden olacaktır. Hareket alanımızı kısıtlayacak kadar kat kat giyinmeye neden olmayacak oda ısısı ideal olacaktır. Ders çalışırken kat kat giyinmek sizi biraz zorlayabilir ehehe. 

Müzik Dinlemeli Miyiz Dinlememeli Miyiz?

Araştırmalardan uzman yorumlarına birçok kişinin bir türlü ortak karara varamadığı kült konulardan birine biz burada son noktayı koyamayız tabii. Ancak uzun süreli çalışmalarda müzik dinlemenin verimi düşürdüğü net sonuçlardan başlıca olanı. Ufak bir tavsiyede bulunacak olursak eşlik edemeyeceğiniz dilde şarkılar veya bilmediğiniz müzik grupları odaklanma oranınızı arttıracaktır.

Süre Tutarak Çalışın!

Orta okulda duymaya başlayıp üniversite sıralarında hatta iş hayatında dahi yakamızı bırakmayacak olan, “Zamanını verimli kullan!” cümlesi bizimle yaşayacak arkadaşlar tabii ya ben çantamı alıp dünya turu atacağım demediğiniz sürece ehehe. Masa başında 6 saat geçirip toplamda 2 sayfa not tutmuş olmak herkesin zoruna gidecek bir durum. Bu durum motivasyonumuzu zedelemekten ve bir şeyleri başarabileceğimize dair inancımızı kırmaktan öteye gidemiyor aslında. İster telefonun kronometresinden ister kol saati hiç fark etmez çalıştığınız sürenin bilincinde olarak ilerlemek sonrası için motivasyonu arttırmaya yarayacaktır. Böylelikle süreye karşı savaşarak gireceğiniz sınavlarda, iş hayatınızda ve günlük hayatınızda sizi daha planlı bir bireye dönüştürecek. 

Motivasyonları Fulleyelim

Bu kadar alt başlıktan en önemlisi ise ders çalışmak için içten gelen dürtünün Netflixi kapatıp telefondan uzaklaşmaya yetecek kadar kuvvetli olmasıdır. Haydi pandemiden minimum hasarla çıkıp en azından akademik hayatımızı kurtaralım. 

Kendinize ufak notlar veya ne için çalıştığınızı hatırlatacak anektodlarınız, gece de çalışmanızı sağlayacak ufak bir masa lambanız, günlük, aylık neler yapacağınızın planı hazır, toksunuz, oda sıcaklığınız ideal, üşümüyorsunuz, masanız ders çalışmak için adeta sizi çağırıyor, neler istediğinizi ve hedefinize ulaşmak için neler yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Şimdi o masaya geçip hedeflerimizi gerçekleştirme vakti!

Benzer Yazılar
0 Comments
  1. Schultz ve Starbucks'ın Başarılı Hikayesi - Etkin Kampüs

    […] ise “şirket ortakları” olarak adlandırdığı çalışanlarına bağlıyor. Schultz, çalışanların müşteri ile olan bağlantısını şu sözleriyle dile […]

Yorum Yaz